15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü Anma Töreni Düzenlendi

15 Temmuz 2016 Tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü Tarafından Gerçekleştirilen  Darbe Girişiminin Yıl Dönümü Vesilesiyle İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde, Bu Hain Girişime Karşı Aziz Milletin ve Kahraman Güvenlik Güçlerinin Gösterdiği Onurlu Duruşun ve Bu Anlamlı Halk Hareketinde Şehit Olan Kahraman Vatandaşlarımızın ve Güvenlik Güçlerimizin Anıldığı Tören Düzenledi.

İzmir Bakırçay Üniversitesi Sinema Salonunda düzenlenen tören Üniversitemizin akademik ve idari personellerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Milletin huzuruna, ülkemizin bütünlüğüne, devletin varlığına kasteden 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin  yıl dönümünde düzenlenen tören, Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Berktaş’ın konuşmasıyla başladı. Sözlerine ülkemizde gerçekleşen örneği görülmemiş bir darbe teşebbüsünün yıldönümünde aziz şehit ve gazilerimizi anarak başlayan Rektör Berktaş, 3 yıl önce yaşanan bu dehşet verici hadiseden gerekli dersleri çıkararak, ülkemizin geleceği için zihinlerimizde doğru algılar ve davranış biçimleri oluşturmak için anlamlı mesajlar verdi.

O talihsiz geceyi milletin tercihi ile görev başına gelmiş bir idarenin, milletin bağrından çıkardığı ve Peygamber ocağı diye tanımladığımız ordumuzun içine sızan devşirilmiş beyinler eliyle suikasta uğradığı bir gece olarak tanımlayan Berktaş, o geceden zihinlerimize kazınan en önemli izin 249 şehit, 2703 gazi vererek iradesine sahip çıkan vatandaşlarımızın refleksif bir halk hareketi ile tanklara, uçaklara ve otomatik silahlara ellerinde bayraklar, göğüslerinde imanla onurlu bir şekilde karşı duran etten bir duvar görüntüsü olduğunu sözlerine ekledi.

Böyle bir halkın bir ferdi olmaktan gurur duyduğunu belirten Berktaş, o günün, kurumumuz açısından da ayrı bir anlamı bulunduğunun altını çizdi. Konuyla ilgili olarak Berktaş: ”İçinde bulunduğumuz yapı, aziz milletimizin hamiyetinin “himmet” adı altında istismar edildiği bir sistem tarafından oluşturulmuş olup, 15 Temmuz sonrası ilgili KHK ile yeniden kamu malı haline gelmiştir. Bu üniversite, millet imkanlarıyla inşa edilmiş bir mekânın devlet çatısı altında millete geri dönüşünün ifadesidir. Başka bir ifadeyle yapılan işlem, bir özel mülkün Devlet tarafından gaspı değil, milletin malının kendisine iade edilmesidir.” dedi.

Bu nedenle Üniversite yönetimi ve mensupları olarak üzerimizde ayrı bir sorumluluk hissettiğimizi aktaran Berktaş, yıllarca eğitim kimliği ile ön plana çıkan ve kibre dönüşen, “Biz bu işi herkesten iyi yaparız!” diyen zihniyetin kalıntılarına karşı bu necip milleti gururlandıracak şekilde, işimizi çok daha iyi yapmak durumunda olduğumuzun mesajını verdi. Yıllarca beyin yıkama ve mankurtlaştırma faaliyetlerini eğitim adı altında sürdüren, ancak bir tane ciddi teorisyen, önemli bir teknokrat, hatırı sayılır bir sosyal bilimci, çığır açmış bir fen bilimci çıkartamamış bu yapıya karşın, ülkenin geleceğini inşa edecek doktorlar, hukukçular, mühendisler, sosyal bilimcilerin bu çatının altında yetişeceğini müjdeleyen Berktaş; ” İzmir Bakırçay Üniversitesi’nin kurucu rektörü olarak, öğretim üyelerimizin ve idari personelimizin bu bilinç ve azimle vazifelerine dört elle sarılacağına ve bu sorumluluk bilinci ile ülkemizin en iyi üniversitesini inşa edeceğimize inancım tamdır.” diyerek sözlerini noktaladı.

Rektör Berktaş’ın önemli mesajlarının ardından darbe girişimi gecesinde yaşananların anlatıldığı ve hain darbe girişime karşı halkın kahramanca birlik olarak kamuoyu iradesinin üstün gelişinin sergilendiği 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü belgeseli İzmir Bakırçay Üniversitesi ailesi tarafından ilgiyle izlenildi.

Belgeselin ardından İzmir Bakırçay Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü akademisyenlerinden Rektör Danışmanı Doç. Dr. Yüksel Yıldırım, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününün anlam ve öneminin anlatıldığı bir konferans gerçekleştirdi. 15 Temmuz darbe girişimi ve arkasında yer alan örgütün analiz edildiği konferansta Yıldırım, milletimizin dinî hissiyatını istismar ederek emperyalizmin hizmetinde faaliyet gösteren Fettullahçı Terör Örgütünün  gayelerini belirterek, bu örgütün kendi çıkarları doğrultusunda ve kadrolaşma hedefleri uğruna darbe girişminde bulunduklarının altını çizerek, bu örgütün halka değil emperyalist güçlere ve bölücülüğe hizmet ettiğinin 15 Temmuz gecesi kanıtlandığını dile getirdi. Örgütün kitlesel ve sınıfsal bir tabanın da olmadığını kanıtlarla gözler önüne seren Yıldırım, bu örgütün sadece batıya hizmet eden yapay bir oluşum olduğunu belirtti. Son olarak, 15 Temmuz gecesinde ülkemizde yaşanan birlik ve beraberlik hareketinin geleceğimiz için büyük umutlar doğurduğunu müjdeleyen Yıldırım, halkımızın bu onurlu duruşuna duyduğu şükranlarını dile getirerek, böyle hain girişimlerin bir daha yaşanmaması temennilerini iletti.